28 Temmuz 2009 Salı

2. Trimester (Mart - Nisan - Mayıs)

Cinsiyeti öğreniyoruz:

İlk 3 aylık evreyi atlatmıştım. Artık karnım büyüyordu ama ben yine de fiziksel olarak eski halime dönmüş, enerjime yeniden kavuşmuştum. Her ne kadar doğuma kadar öğrenmeyi istemesek de, aklımdan 4. ayın ilk haftalarında cinsiyet öğrenilir fikrini bir türlü çıkartamıyor ve içten içe merak ediyordum.

13.haftada rutin doktor kontrolüne gittim. Bu seferkinde Deniz yanımda yoktu.
Önce tuvalete girdim. İçimden bir ses sürekli 'ben erkek bebeğim' diyordu. Neden bilmiyorum ama içimden çok kuvvetli hissettim.
Hiç aklımdan çıkmayan bir başka olay da, Aralık ayında bir gece rüyamda oğlum olacağını görmüştüm. Hatta isim bile koymuştuk, ancak sabah kalktığımda not almadığım için unuttum. Yine de rüyamdan çok etkilenmiştim. Henüz hamilelik ya ortada yoktu ya da yeni başlıyordu...
Bir keresinde de Deniz bana bebekle ilgili bir şey anlatırken daha cinsiyet belli bile değilken ağzından birden bire 'oğlumuz...' diye çıkmıştı.

Ultrason odasına girdim ve doktor görüntüyü ekrana yansıttı.
O sırada odada bulunan herkesin, hemşire, doktor ve ben ilk gördüğümüz şey, ekranda yüzümüze dönük bir popo ve ortasında pipi idi. İşte XY kromozom harikam orada amniyo sıvısında yüzüyordu....

"Biz cinsiyeti bebek doğana kadar öğrenmeyeceğiz" iddiamız da böylece suya düşmüş oldu :-)

Dışarı çıkıp ilk iş olarak Deniz'i aradım. Bu anımızda yanımızda olamadığı için biraz içim buruktu, çünkü işlerimden fırsat bulduğum ilk anda doktora gelmek için acele etmiştim.
Ayrıca cinsiyeti öğrenmeyecektik ya nasıl olsa...ancak bebeğin kendini bu kadar açık ifade edebileceği pek aklıma gelmemişti :)

Hastaneden çıktım ve Nişantaşı'nda yürümeye başladım. İçimde daha fazla saklayamacaktım. Birilerine daha söylemem gerekiyordu. Anne babamıza Deniz'le birlikte söyleylim istedim. Onları arayamazdım. İkinci olarak kız kardeşimi yani teyzeyi aradım.
Kimseye söylememesini tembih ettim. Aile ve akrabaları biraz daha bekletecek ve "cinsiyet öğrenmeyeceğiz" numarası ile kızdıracaktık :)

04.03.2009 :

İşte oğluş, minik ellerini dayamış, camdan bakar gibi karnımdan bize bakıyor. Kafası hafif sola yatık, gözler siyah badem gibi. Yüzü daha bir insana benzemiş. Miniminnacık kulakları belli oluyor. Ayakları ultrasonda net çıkmamış, sol yanda alttalar.

Artik bir embriyo değil, cenin.

Küçük kalbi dakikada 160 defa çarpıyor.
Tiroit bezleri kendi başına hormon üretmeye başlamışlar.
Çene kemiğinde ilk diş "tormucuk"ları oluşmaya başlamış.
Dokunma duyusu gelişmiş ve artık göbek kordonuyla oynayabiliyor.

Ben ise, 12.haftamdayım. Yüzümde pembe bir tazelik var. Aynaya baktığımda al yanaklı halimle karşılaşınca kendimi elbette daha iyi hissediyorum. Artık işe giderken makyaj yapmama gerek kalmadı. Bununla birlikte enerji gereksinimim de arttı. Bu nedenle de sürekli terliyorum ve ofiste camı açtıramıyorum çünkü ofisteki diğer kişiler henüz kış tam bitmediği için üşüyorlar. Neyse ki onlar yemeğe çıkınca ısıtmayı kapatıp, camı açıp odayı havalandırma lüksüm var.

O sıralarda iş yerimde gereksiz yere aşırı stres altındaydım ve üzerimdeki stresin bebeğe de yansıyacağından endişeleniyordum. Tam o sıralarda, yine benzer işi yapacağım başka bir bölüme geçmem için üst yönetimden teklif geldi. Böylelikle evime 10dk mesafede olan eski iş yerimi ve ortamımı, Gebze'ye gitmeyi göze alarak değiştirdim. Daha sonraları anladım ki mesafe olarak uzak da olsa, çok yerinde bir karar vermişim.

Yine yüzük testi
Cinsiyetten emin olduğumuzda, dostumuz Doğa'nın o zamanlarki kız arkadaşı, şimdiki eşi Esma'nın yüzük testi konusunda çok iyi olduğunu ve hiç yanılmadığını duyduk ve bir grup arkadaş, Esma'lara giderek testi yaptıralım dedik. Ve test sonucu yine kız çıktı...:-D
Gerçekten eğlenceli bir akşamdı.
Ayrıca vücudum da hormon değişikliklerine alışmış, yorgunluk gerilemiş olduğundan kendimi iyi hissediyordum ve keyfim yerine gelmişti.

Gebelik maskesi:
Melanin pigmentinin artması sonucu bir çok hamilede gebelik lekesi denen ciltte lekeler beliriyor ama doğumdan sonra geçiyor. Bende de alt dudağımla çenem arasında 3 parmak izi şeklinde leke olarak çıktılar. Bir süre sonra görüntüsüne alıştım.
Linea nigra denen karnın üzerinde, göbek deliğini boylamasına kesen uzun kahverengi çizgi ise bende 2.trimester'da henüz yoktu.

Hamile kıyafetleri
Ben önce yeni doğmum yapmış bir arkadaşın kıyafetlerinden giydim. Daha sonra iş toplantılarım için Kanyon'da alt katta Mom-to-Be'den, karnı büyüyebilen rahat bir elbise ve neredeyse tüm 2.trimester üzerimde üniforma gibi giydiğim siyah belden hamile kemerli pantalonumu aldım. Ama en uygun ve rahat ettiğim kıyafetleri ve esprili t-shirtleri Capitol'deki GeBe mağazasında buldum. Tasarımcısı Hollanda'lı bir bayan.
Hamileliğim bahar ve yaz aylarına geldiği için, az kıyafetle, tek kat elbise ile idare edebildim, bu açıdan şanslıyım.

Gebelik Çatlak Kremi
2.trimester'ın başından itibaren gözle görülür biçimde birden büyüyen karnım için çatlak kremi kullanmaya başladım. Yurt dışından bizi ziyarete gelen arkadaşlarımın da katkıları sayesinde bir çok ürünü deneme fırsatım oldu.
Bella B - Tummy Honey Butter:
Kullandıklarımın arasında en çok bunu beğendim. Yaklaşık 10-12 kutu bitirmişimdir. Göbeğiniz büyüdükçe sürülecek alan genişlediğinden daha fazla krem gidiyor...

Doğal, sarı renkli kremin dokusu balmumu gibi, ciltteki tüm gerginliği anında alıp, rahatlatıyor. Her yerde bulunmuyor, ben Nişantaşı'nda Amerikan Hastanesi'nin karşısındaki eczanelerde ve Capitol'un alt katındaki eczanede gördüm sadece.




Weleda - Schwangerschafts Pflege Öl


Nisan ayında Berlin'den bize misafirliğe gelen Gerdina sayesinde Alman Weleda ürünleri ile tanıştık. Türkiye'ye bir ara Tamay İlaç diye bir firma getirtmiş ancak biz bulamadık.
Yurt dışından getirtebilme imkanı varsa bu ürün de çok güzel.
Rahatlatan bir kokusu olan yumuşak sürümlü bir yağ. Antonia da gelirken getirdi. Böylece 2 şişe bitirdim. Kıyafetlere bulaşmıyor. Tavsiye ederim.
Weleda; doğal ürünler satıyor. Malesef başka gelen misafir olmadığı için Weleda ile devam edemedim...


Mustela

Arkadaşıma doktoru tavsiye etmiş. Her yerde bulunabiliyor. Ben de elimdeki Bella B'ler bittiğinde, arkadaşımdan duyup, denemek için aldım. Nemlendirici özelliği var.
Bella B'nin yerini tutamadı.
2 kutu Mustela bitirdim ve Bella B tekrar bulunca, onunla devam ettim.






Bunun dışında bebe yağı, badem yağı süren arkadaşlarım oldu. Ancak onlar doğumdan sonra kullanmaya devam etmedikleri için, aldıkları kiloları verdiklerinde çatlakları belli oldu.

Bebeğe İsim Buluyoruz
Erkek bebeğe isim zor bulunuyor, kız isimleri için daha fazla seçenek vardı sanki.
Babaanne ve büyükbaba, daha bebek olacağını öğrendiklerinde, kız olursa Hande, erkek olursa Dehan koyun diye önermişlerdi.
Cinsiyetin erkek olacağını duyunca dede ve anneanne de Eliz ismini önerdiler.
(Hepsi Deniz ve Elhan'dan türetilen isimler).

Kendime bir tane modern isimler sözlüğü aldım, bir de 'baby names' adında yabancı bir isimler kitabım vardı.
Ama farkettim ki bu tür kitaplarda isim bulmaya çalışırken, daha okurken çok sıkılıyorum. Zaten kitaplarda ya çok duyulmuş ya da hoşumuza gitmeyen isimler var genel olarak. Biz biraz daha farklı bir isim arıyorduk.
Bir kaç alternatif üzerinde geceleri düşünürken, babası Yankı olsun dedi, benim de hoşuma gitti ve oğlumuzun ismini YANKI koyduk.

Nisan
16.04.2009:
Yandaki resimde pek net değil ancak yine de yüz hatları belli oluyor. Sağ elini alnına dayamış, düşünüyor gibi bir hali var. Yankı 18 haftalık.
Karnımda hafif bir titreme hissetmeye başladığım zamanlar. Aynı zamanda, karnımın üst kısmına doğru hava kabarcıkları yükseliyormuş gibi bir duyguya kapılıyorum. Yani o karnımda yer değiştirip dönüyor.
Artık bebeğimi hissediyorum.

Daha sonra, Dr. Süreyya Menteş'in muayenehanesi Gynesium'da bebeğin ilk hareketli videosunu çektirip, cd'ye kaydettirdik.
Ultrason görüntüsünde Yankı ellerini ağzına götürmüş, parmaklarını emiyordu. Bizim oğlumuz çok tatlı...İsmini nihayet ailemizle de paylaştık :)



25.04.2009
Çocukluk arkadaşım Ayşe ile, Norveç'ten Istanbul'u ziyarete geldiğinde...Umarım doğuma da gelebilir...









Mayıs
07.05.2009
21 haftalık. Artık tekme ve yumrukları hissedilebiliyor, Yankı "ben burdayım" diyor. Özellikle de ben dinlenmek ve uyumak istediğimde :) Çünkü o sırada kendisini rahatlatan ve uyutan sallantıdan mahrum kalıyor...

Bende mide ekşimesi başladı. Mide ağzı gevşediği ve bebek bağırsaklara baskı yaptığı için asit kaçması daha kolaylaşıyor. (Reflü)

Genellikle iş yerimde bu sıkıntı bana daha fazla rahatsızlık veriyor.

Ağrım sızım çok yoksa, her gün yüzmeye çalışıyorum. İş sonrası yol yorgunluğumu atmama ve enerjimi geri toplamama yardımcı oluyor. Ayrıca Deniz'le Amerikan Hastanesi'nde Koç Eğitim Vakfınca verilen Doğum Öncesi kurslara katılıp hamilelik egzersizlerini öğrendik. Doğum izninde egzersiz ve nefes alma pratiği yapacak bol bol vaktim olacak.

Bu ay yeni bölümümde Gebze'ye gidip gelmeye başladım.

Baldır krampları:
Özellikle bu haftalarda bazen geceleri uykudan uyandıran baldır krampları giriyordu.
Gün içinde hareketli olmama, ayaklarımı yastık desteği ile yukarı kaldırarak uyumama ve vitamin, demir, magnezyum takviyesi almama rağmen bir çok kez başıma geldi.
Artık vücut ağırlığım nedeniyle bacaklarım kurşun gibi ağırlaşıyordu.
Kramplarda ilk Deniz'in müdahalesi sayesinde rahatlıyordum.
Bacağımı hafif büküp, ayağımı bacağa 90 derecelik açıyla geriyordu ve bu kramp canavarını derhal kaçırıyordu.
Daha sonraları ben de tek başıma baş etmeyi ve ayaklarımı bileklerden döndürerek ve oradaki kan akışını arttırarak krampı daha başlamadan hissederek, durdurmayı öğrendim.

İlk Karnı Burnunda Tatilimiz:
19 Mayıs tatilini 22 Mayıs doğum günüm ve aynı zamanda Evlilik Yıldönümümüz olduğu için haftasonlarıyla birleştirerek kocaman bir 10 günlük tatil aldık ve Antalya Kemer'e gittik.
Bize Almanya'dan arkadaşımız Antonia'da Kemer'e gelip bizimle kalarak eşlik etti.

Uçaktan indiğimde beni bir sürpriz bekliyordu. Parmak arası terliklerim artık ayağıma olmuyordu! Yolculuk sırasında kan pıhtılaşmasını önlemek için bol su içmem gerekiyordu. Uçakta pek içemedim, zaten kısa mesafeli bir yoldu. Ayaklarım ilk kez ayak bileklerim de dahil olmak üzere şiştiler. Kemer'e vardığımızda ayaklarımı yukarı kaldırarak uyumam da fayda etmedi. Günlerce şiş kaldığı için ayakkabı, terlik giyemedim. En sonunda Deniz bana tüm geri kalan hamileliğim boyunca hayatımı kurtaran bir terlik buldu!

Crocs!
Çok rahatlar!
Daha sonraları bunların bir çift de beyazından edinerek her gün işe giydim.
Hatta iş yerimdekiler, "biz de ufaklığa geçenlerde senin terliklerden aldık!" diyerek bu trend'i desteklediler.

Resimde Antonia parmak arası terlikleriyle, Deniz çıplak ayak ve ben ayağımdan hiç çıkarmadığım Crocs'larımla...







İmdat! Bu goril bana pandik mi atıyor?










Neyse Yakışıklı Tarzan gelip kurtardı!!


















Havuz çocukla girmeye uygun mu önce bir kontrol edelim...








Bikinimi giyerim, havuzuma girerim...



























Antalya Tahtalı'da teleferikle dağın tepesine çıkarken...













Haziran

05.06.2009
Tatil dönüşü Süreyya Menteş'in muaynehaneye gittik. DVD kaydımızı çektirdik.
Tatil oğlumuza da yaramış. 950 gr. olmuş.


Önce esneyip...














... sonra eller çenenin altında uykusuna devam ediyor.















17.06.2009

Babalar gününden 4 gün önce. 27 haftalık.
1 kilo 200 gr olmuş. Büyüdükçe artık sadece yüzünün bir bölümü çıkıyor.
Dudakları ve kaşlarına verdiği ifade ile karnımda tıpkı babasına benziyor.
Babası için ne güzel hediye :)
Elini sol yanağına koymuş.

Artık hareketleri sadece ben değil, eliyle karnıma dokunan herkes hissedebiliyor.

Ultrason muaynelerinde genelde parmaklarını emerken görüyoruz. Sürekli "emme hazırlıkları" yapıyor.

Hızlanan kan dolaşımım etkisiyle, damarlarım hafif ışık salan mavimsi bir ağ gibi açıkça görülebiliyorlar.

Babası, sesiyle ve dokunuşuyla bebeği "idare" edebiliyor. Kendisiyle yüksek sesle konuştuğunda, onun hissedebileceği şekilde hareket ederek yanıt veriyor.

Kandaki basınç duygusunun ve alt gövdedeki çekilmenin sonucu olarak ben de büyük bir bedensel yorgunluk hissetmeye başladım. Ayaklarımı fırsat buldukça havaya kaldırmaya çalışıyorum. Ayrıca şişliklere ve ayak ağrılarıma iyi geldiği için kendi keşfim "buzlukta havlu" uyguluyorum.

Bir küçük havluyu önce ıslatıp, buzlukta bekletiyorum. Biraz soğuyup kıtır kıtır olunca, buzlu havluyu ayağıma dolayıp, iki yastığı üst üste koyarak ayaklarımı uzatıyorum. Yaz sıcaklarında iyi geliyor.


İşte 2. trimester'daki karnım:

Mart - Nisan:





Mayıs - Haziran

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder