18 Ağustos 2009 Salı

Doğum Felsefeleri ve Doğum Tercih Planım

Bu zamana kadar doğumu ne şekilde yapmak istediğime dair bir karar verebilmek için araştırma yaparken, hiç bilmediğim bir alanla tanıştım. Doğum filozofları...
Onların düşünce şekillerinin hamile kadınlar ile onlara yardımcı olan doktor/uzmanların doğuma ilişkin yaklaşımları üzerinde etkili olduğu bayağı ilgimi çekti.
Aşağıda bazı önemli bulduklarımı ve onların çalışmalarını paylaşıyorum:

Frederick LEBOYER:
Aslında bu yaklaşımlar ile ilgili araştırmalarım arkadaşım Aslı'nın verdiği Leboyer'in Şiddetsiz Doğum (Birth Without Violence) metodunu anlatan bir kitapta yazılanları ve içeriğin doğruluğunu merak etmem sonucu başladı. Kendisine kitabını paylaştığı ve Leboyer'in kitabını okumamda ısrar ederek farkında olmadan bu dünyanın kapılarını araladığı, ve böylelikle benzer başka yaklaşımların olup olmadığı konusunda içten içe merakımı tetiklemeye vesile olduğu için buradan teşekkür ediyorum :)

Leboyer; 1975'te kitabında bebeklerin ani hareket ve gürültünün en aza indirilmiş olduğu, sakin ortamlarda doğması gerektiğini önermekte. Bu yöntemde bebek doğar doğmaz annesinin kucağına veriliyor ve sakinleşinceye kadar göbek kordonu kesilmiyor. Ayrıca yeni doğan bebek ılık suyla dolu bir banyonun içine koyuluyor. Yani yeni doğan bebekleri ayaklarından tutup, başaşağı sallamak ve popoya şaplak atarak karşılamak çok geride kalmış.
Kitabın ingilizce tam versiyonunu buradan indirip, göz atabilirsiniz. Kolay okunur bir dille yazılmış.

Grantly Dick-READ:
READ, kadınların doğum sırasındaki fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarla başa çıkabilmesi için doğum öncesi hazırlıkların çok önemli olduğunu savunmuş, ayrıca doğum sırasındaki ağrıların en büyük sebeplerinden birinin "doğum korkusu"olduğunu keşfetmiş. Nefes alma ve rahatlama tekniklerini bulan, babaların da doğum öncesi eğitime katılmaları ve doğumda bulunmalarını teşvik eden de ilk kişidir. Grantly Dick - Read; doğum sırasındaki korku-gerginlik-ağrı döngüsünü değiştirmeye çalışan bir metod.

Fernand LAMAZE:
Lamaze; Amerikalı Read ile benzer bir yaklaşımı Fransa'da geliştirmiş.
Anneyi, eğitimle yararsız doğum sancıları çabalarını yararlılarla değiştirmeye şartlandırıyor ve doğum süreci ve doğum sırasında gevşemek için gevşeme ve nefes alma üzerinde duruyor.
Lamaze'nin nefes alma rahatlama teknikleri hala kullanılmakta, hatta İngiltere'deki National Chilbirth Trust (Ulusal Doğum Vakfı) kendi egzersilerine ek olarak bu teknikleri öneriyor.

Teknikleri hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz: Lamaze International

Şu anda Lamaze International tarafından "Top 10" listesinde önerilen yandaki kitabı okuyorum.

Birthing From Within
An Extraordinary Guide to Childbirth Preperation
Yazarlar: Pam England ve Rob Horowitz

Doğumun bir sanat olduğunu savunuyor ve holistik bir yaklaşımla anne - babayı doğumun fizyolojik ve psikolojik süreçlerine hazırlıyor. Aynı zamanda web sitesinde yararlı bilgiler de var : Birthing From Within

Ayrıca Giving Birth with Confidence (Kendine Güvenerek Doğum Yapmak) blogu yine Lamaze tekniklerini baz alarak bilgilendiriyor.
Yine Lamaze Magazine bir çok faydalı ve düşündüren bilgiler içeriyor.

Özellikle doktorumun, büyük bebek olmasından ve benim normal doğum istememden dolayı, "seni suni sancı ile doğuma alırız" bilgilendirmesinden sonra bebeğimin kendi doğum gününü kendisinin seçmesi gerektiği kousundaki hislerim ağır basıyor. O nedenle ben de bu aralar Lamaze savunucularının bu konuda yaptığı araştırmaları ve bebeğe ne gibi etkileri olabileceğini okuyorum ve bilgilenmek istiyorum.

Lamaze Magazine'deki aşağıdaki ingilizce içerikli linkler ilgimi çekti:
Birth Partner
Labor Day
Your due date may not be your baby's birthday
Deep connection with your child

Türkiye'de Lamaze
Türkiye'de Lamaze teknikleri ile doğum öncesi hazırlık kursları veren doktorları
www.dogaldogum.com adresinde bulabilirsiniz. Buradaki kursların çoğu Marmaris'te yapılıyor.

Shelia KITZINGER:
Shelia Kitzinger, dünyada "doğum gurusu" olarak tanınıyor. 1960'lardaki doğal çocuk doğumu hareketleriyle tanınmış ve doktorların aşırı müdahalesine karşı olan bir yaklaşım benimsemiş. Doğumun sorunsuz geçmesi, gerekirse ağrı kesici verilmesi ve sezeryenle sonuçlanması durumunda bile anneler için unutulmaz bir deneyim olduğu görüşünde. Onun çalışmaları sayesinde İngiltere'de doğum sırasında kadınların zorunlu olarak lavman ve rutin epizyotomi yapılması ortadan kalkmış.
Shelia Kitzinger'in web sitesi.


Michel ODENT:
Odent'e göre kadınlar bebeklerini doğurmak için yatakta, ayakları havada, acı içinde doğuma mahkum ediliyorlar. Kadınların daha doğal pozisyonlarda (dik veya dört ayak üstünde) doğum yapmasına izin verilmesi taraftarı. Kısıtlamalar olmadan, kadınlar iç güdülerini dinlemeli, beyin doğal ağrı kesici olan endorfin salgıladığı için de ilaca gerek olmadığı görüşünde.
Primal Health Research'ün kurucusu. Primal Sağlık Araştırmaları, anne karnından başlayarak bebeğin ilk birinci yılı ve bu dönemin daha sonraki yıllarda yaşamına etkisi üzerindeki bağlantıyı araştırıyor.

Michel Odent bir kaç ülkemizi de ziyaret edip, konferanslar vermiş.
Hakkında farklı kaynaklardan bir çok referans duydum.
Michel Odent ile yapılan Türkçe söyleşiyi buradan okuyabilirsiniz.

Michel Odent'e ait araştırma yazılarına buradan göz atabilirsiniz.
İlgili diğer bir link: Birth Psychology

Janet BALASKAS:
Balaskas; 1981'de Aktif Doğum Hareketleri'ni (Active Birth Movement) kurmuş. Aktif Doğum Hareketi ve Ulusal Doğum Koruma Derneği; emzirme ile ilgili pratik yardıma odaklanarak, doğum sonrası desteğin önemini vurguluyor.
Balaskas'a göre kadınlar "doğumu gerçekleştiren"dir ve Balaskas, kadınların hastanelerde "doğurtulması gereken bir hasta" olarak algılanmalarına karşıdır.



Tüm okuduklarımı ve araştırmalarımı bir araya getirince, bebeğimizi dünyaya normal doğumla getirmek istediğime artık eminim.
Bebeğimizi doğumdan hemen sonra, yani kontrollerin bitmesini beklemeden kucağıma alabilmem için Deniz'in desteği ve belki de o anda müdahalesi gerekiyor. O nedenle o da doğumda yanımda olmaya istekli.

Ayrıca doktorumuza sormamız gereken sorular var:
Bunlar için bir sonraki kontrolü bekleyeceğiz. Zaten artık doktorum beni son haftalar olduğu için 10günde bir değil haftada bir görmek istiyor. Yine de 'ayrıntıları' konuşmak için doktorların genelde pek vakti olmuyor.

Önemli bulduğum ve düşünmemi sağlayan linkler:
(İngilizce içerikli)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder