20 Ocak 2013 Pazar

Benlik Gelişimi ve İlk Pırıltılar


Büyüdükçe daha çok üzülüyorum

Anne içeride uyumaktadır.
Yankı ile baba, salonda vakit geçirmektedir.
Uyku saati geldiği için daha fazla çizgi film seyretmesine izin vermeyen baba, artık yatması gerektiğini söyleyince ufak bir çatışma yaşanır.
Yankı yüksek sesle itiraz etmektedir.
Anne sese uyanır, Yankı'yı odasında yatmaya hazırlanırken ağlarken bulur.
Yanına gider,
Yankı olayları kendi bakış açısından aktarır:
"Ben çok çizgi film seyretmek istiyorum. Baba, bana izin vermiyor. Ben de çok üzülüyorum."
Anne:
"Üzüldüğünü biliyorum. Daha çok izleyebilirdin ama geç oldu. Dinlenmen de lazım. Şimdi yatalım."
Yankı: "Ama baba bana kızınca hep üzülüyorum."
Anne: "Ben de bazen sevdiklerim yüzünden üzülüyorum ama sonra geçiyor. Büyümek böyle bir şey."
Yankı sessizce pijamalarını giyer. Sonra birden:
"Ama ben bebekken üzülmezdim. Büyüdükçe daha çok üzülüyorum."
Anne, Yankı'ya sıkıca sarılır.
"Ona farkında olmak deniyor."

Aklım bana kötü düşünceler yolluyor

Az sonra, Yankı ile anne, pijamalarını giymiş, Yankı'nın yatağında, fotoğraf albümünden eski resimlere bakmaktadırlar:
Yankı, büyük anneanne ile deniz kenarında çekilmiş bir resmi görünce: "Bak senle teyzem, bu da senin anneannen."
Anne: "Evet."
Yankı: "Ölünce gitti değil mi? Yok oldu."
Anne: "Evet ama şimdi kalbimizde."
Sessizlik.
Yankı: "Bunlar kim?" Toplu bir lise sınıf resmi gösterir.
Anne: "Bunlar da benim arkadaşlarım, okuldan."
Yankı: "Sen neredesin?"
Anne: "Bul bakalım!"
Yankı ilk bakışta bulur ve parmağını annesinin olduğu yere koyar. Sevinirler.
Yankı: "Ben nerdeydim burada?"
Anne: "Kalbimdeydin."
Sessizlik.
Yankı kalkar, Dinazor dergisini alır, tekrar yatağına döner.
"Senin yaşlanmanı istemiyorum."

Yankı kendi dergisine bakmaktadır, anne resimleri toplamaktadır.
Yankı: "Dinazorlar da yok olduğu için ben çok üzülüyorum." (Aslında hala babası ile yaşadığı olaya üzülmektedir.)
Anne: "Dinazorlar olsaydı ama insanlara yaşayacak yer kalmazdı."

Yankı: "Bazen sen de kızınca üzülüyorum."
Anne: "Evet ama sonra hemen konuşuyoruz, birbirimizden özür diliyoruz. Benim üzüntüm geçiyor."
Yankı: "Ama aklım bana düşünceler yolluyor, benimki geçmiyor."
Anne: "Ona hatırlamak deniyor. Yani seni üzen düşünceler aklına gelince. Ama eski onlar. Yerine yenisini koyabilirsin."
Yankı: "Aklım yolluyo ama böyle kafamdan aşağıya" ellerini alnından, kafasından aşağıya doğru kaydırarak hareket ettirir. "Saçlarımın altından yolluyo."
Anne: "Aklını yenmek için gönlün var, sen de kalbinden yeni duygular yolla aklına yukarıya. Eski, üzüntülü düşüncelerini silsinler."
Anne, hem saçını hem kalbini okşar.
Yankı: "Kahraman gibi mi?"
Anne: "Evet, aynen. Süper kahramanların yaptıkları gibi."
Biraz zaman geçer.
Anne: "Hadi şimdi gidip babaya bakalım."
Baba mutfakta bulaşık makinesini boşaltmaktadır.
Yankı babayı öper, baba Yankı'yı öper. İkisi de özür diler. Sarılırız.Tatlıya bağlanır. Bir iki de espri patlatılır.
Odaya geri dönülür.
İyi geceler öpücüğü verilir, ışık kapatılır, mavi gece lambası yakılır ve odadan çıkılır.
Yankı: "Bizim şarkımızı çalar mısın?"
Odaya geri dönülür, cd'den beşinci şarkı ayarlanır ve tekrar sessizce çıkılır.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder